Yemek Odası « Evde Feng Shui
Yemek odası yeterli büyüklükte ve yemek masasını rahatça alacak genişlikte olmalıdır. Mutfağın yakınında ancak ön kapının uzağında bulunmalıdır. Ön kapıya fazla yakın olursa, misafirleriniz yemeklerini çabucak yer ve giderler. Böyle bir durumda ön kapıyı saklayan bir paravan işe yarar. Yemek odası evin köşesinde olmalı, mümkünse iki duvarında pencereler bulunmalı ve içeriye yararlı Ch'i girmesini sağlamalıdır.
Genellikle yemek odası oturma odasının bir köşesi ya da uzantısıdır. Bu iyidir çünkü yemek köşesine pek çok Ch'i gerekir. Ancak yemek masası ön kapıya bakmamalıdır, eğer öyleyse ön kapının çaprazındaki odaya yerleştirilmelidir.
Yemek masası kare, dikdörtgen, oval, yuvarlak ya da pa-kua biçiminde olmalıdır. Kare ya da dikdörtgen masaların yuvarlak köşelerinin olması iyidir. Yuvarlak masalar çevrelerinde oturanların rahatça sohbet etmelerini sağladıkları için iyidir. Bu durum odanın Ch'i enerjisini artırır.
En uygun masalar ahşap ya da ahşap metal karışımı masalardır. Cam ya da mermer üstlü masalardan sakınmalıyız.
Yemek masası açıkta bir kirişin altında olmamalı, merdivene ya da tuvalete bakmamalıdır.
Yan masalar, büfe gibi fazladan mobilyalara odayı tıklım tıklım göstermedikleri sürece yer vardır. Bolluk ve iyilik duyguları yaratması için odada yeterince yer olması çok önemlidir.
Aynalar hem yemek miktarım artırdıkları hem de yemek odası küçükse büyük gösterdikleri için bu odada pek sevilirler.
Çinli aileler bu odada şaşırtıcı oymaları olan mobilyaları tercih ederler. En çok yeğlenen şekiller ejderha ve incidir. Üç Taoist tanrı, bereket, mutluluk ve uzun ömür tanrısı da bu odada sergilenir.
Başarı İçin Feng Shui « Genel
Herkes seçtiği kariyerde başarılı olmak ister. Para ve güç hakkındaki kitaplar iyi satar ve hepimize zengin ve etkili olmanın deneyimini anlatır. Hepimiz milyoner olmak istemiyoruz elbette, ama olduğumuzdan biraz daha başarılı olmak da isteriz.
Feng shui ile terslikleri kendi avantajımıza çevirir ve yaşamımızın her alanında biraz daha fazla başarı ve mutluluk yaratabiliriz. İyi feng shui herkesle birlikte 'yaşamayı ve çalışmayı kolaylaştırır. Bu da kariyerinizin gidişatım elverişli kılar.
Form Ekolü'nü kullanarak çevremizi değerlendirmeye başladık. İşimizde de evimizde de yeşil ejderha ve beyaz kaplanı aradık. Eviniz iyi Ch'i yaratacak bir çevrede değilse, mümkünse taşının. Yoksa uygun bir feng shui çözümlemesine başvurun. Çevrenizi derinlemesine inceledikten sonra, evinizin içini incelemeye başlayın.
İşe evinizdeki ana kapıların yönlerini kontrol ederek koyulun. Bunlar ön kapı, yatak odası kapısı, çalışma odası kapısıdır. Pa-kua simgesini evinizin planı üzerine koyarak bu önemli kapıların olumlu bir yöne bakıp bakmadıklarını kontrol edin. Bir kapının yerleşimini değiştirmenin bir fark yaratacağına inanmak zordur gerçekten de, ama bunun işe yaradığına ilişkin pek çok belgelenmiş olay vardır.
Örneğin Hong Kong'da bankaların çoğunun kapısı binanın cephesiyle açı yapar; bu, bankanın kapısının olumsuz bir yöne bakmasına engel olmak için bulunmuş bir çözümdür.
İkinci olarak yatak odanıza bakın. Kare ya da dikdörtgen olması gerekir. Değilse kimi feng shui çözümlemelerine başvurmanız gerekecek demektir.
Uyumadığınız zamanlarda yatak odanızın iyi aydınlatılmış olmasına özen gösterin. Gündüz vakti perdeleri kapatmayın. Odaya mümkün olduğu kadar çok ışık ve temiz hava girmesini sağlayın. Bu özellikle bu odada okuyor ya da çalışıyorsanız önemlidir, çünkü ışık olumlu enerjiyi çeker.
Yatak odanızın planı üzerine bir pa-kua yerleştirerek yatağınız için en uygun konumu belirleyin. Başarı istiyorsanız, zenginlik, ün ve kariyer yönlerini pa-kua gayelerine uygun olarak seçmeniz gerekmektedir. Doğal olarak bunlar çocuklarınız olmasını istiyorsanız seçmeniz gereken yönler değildir elbette. Yatağınızı gerektiği gibi yerleştirmeniz mümkün olmayabilir. O zaman en azından başınızın doğru yönü göstermesini sağlamaya çalışın. Bu, uyurken içinize doğru Ch'i enerjisinin dolmasını sağlayacaktır.
Yatağınızı yerleştirmemeniz gereken iki aşırı olumsuz yön vardır. Başınız kapıya doğru uyumayın. Yatağınız kapıyla aynı duvardaysa, arkanız duvara dönük uyumayın. Feng shui'ye göre en iyi konum, odaya giren çıkanı gördüğünüz konumdur.
Yatak odanızdaki en iyi yönleri feng shui çareleriyle de harekete geçirebilirsiniz. Bir pa-kua aynası, rüzgâr çanları ya da bir kristal mekândan en fazla yarar elde etmenizi sağlayabilir.
Komodininizin yönü de önemlidir. Bu işe gitmek için hazırlanırken baktığınız yöndür. Başarı getiren yönlerden birine baktığınıza emin olun. Pek çok komodinin üzerinde ayna vardır. Bu olumlu enerjiyi çoğaltır ve aynı zamanda sizin olumlu bir yöne bakan yansımanızı görmenizi de sağlar.
Son olarak evinizi düzenlerken tuvaletinizin K'an ya da kariyer bölümünde olmamasına özen gösterin. Bu kariyer potansiyelinizin tuvaletten akıp gideceği anlamına geldiği için, burası bir tuvalet için en uygunsuz yerdir.
İşe giderken kullandığınız yola bakın. Üne mi (güney), bolluğa mı (güneydoğu), kariyere mi (kuzey) doğru gidiyorsunuz? Hiçbiriyse belki bir bölümünde olsun yolunuzu değiştirir, doğru yöne doğru gidebilirsiniz.
Kendi işinizi yapıyorsanız, çalıştığınız yer üzerinde kontrolünüz var demektir. Pek çok kişi başkaları için çalışır ve işyerini seçme gibi bir şansları yoktur. Sizin için en iyi işyeri elbette ki elementinize ya da kariyer yönünüze bakan bir binadır.
Ancak kendi masanız üzerinde bir kontrolünüz olacaktır. Ofisinizi değerlendirin. Binanın uğursuz bir yönünde mi? (En iyi yer girişe en uzak olan çapraz çizginin köşesidir. Genellikle iş sahibinin ya da müdürün çalışma odası buradadır.) Biçimi düzgün mü? Ofisinizin kapısı doğru yöne açılıyor mu? ideali, kapınızın kariyer bölümünde olmasıdır. Değilse değişiklik yapabilir misiniz?
Masanız iyi bir konumda mı? Kariyerinizde ilerlemenizi sağlayacak en iyi mekân kariyer ya da ün alanıdır. Masanızı iyi bir yere yerleştirdikten sonra doğru yöne baktığınızdan emin olun. Bu iyi düşüneceğiniz ve doğru kararlar vereceğiniz anlamına gelir. Dikkate alınması gereken o kadar çok nokta vardır ki, iyi bir yön bulmak her zaman kolay değildir.
Arkanızda sağlam bir duvarın olmadığı bir konumda, örneğin pencere önünde oturmaktan kaçının. Arkanızdan bıçaklanmak istemediğiniz için kapıya arkanızı dönerek oturmayın. Masanızı açıkta duran kirişlerin altına da yerleştirmeyin. Bir arkadaşım masasının üzerindeki kiriş nedeniyle sürekli başağrısı çekiyordu. Ofisinin yerleşimini değiştirince başağrıları da geçti. En uygun yönü kullanamıyorsanız, ikinciyi deneyin.
İlerlemenizi tetiklemek için ofisinizin kariyer bölümüne metal bir nesne koyun. Metal bir rüzgâr gülü olabilir bu, altın ya da gümüş bir süs, metal ve camdan yapılma bir akvaryum ya da birkaç metal para.
Bir arkadaşıma bakır bir fil armağan vermişlerdi ve karısı da filden nefret ediyordu. Arkadaşım fili ofisine götürdü ve kariyer bölümüne koydu ve dört ay sonra terfi etti. O zamandan beri pek çok kez terfi etti; karısı artık file daha iyi bakmasını istiyor. Masanız konumunuzu ve statünüzü yansıtacak büyüklükte olmalıdır. Feng shui'de elli bir santim birim alınarak hesaplanan şanslı ve şanssız büyüklükler vardır. Birinci, dördüncü, beşinci ve sekizinci bölümler şanslıdır. Masanızın genişliği, derinliği ve yüksekliği hep şanslı ölçülerde olmalıdır.
Şanslı ölçüler: 0 ve 8.25 cm.; 18 ve 31.87 cm.; 51 ve 59.25 cm.; 70.125 ve 82.875 cm.; 96 ve 108.75 cm.; 121.125 ve 133.875 cm.; 144 ve 159 cm.; 171 ve 183 cm.; ve 197.25 ve 204 cm. arasıdır.
Demek ki 99 cm yüksekliğinde, 180 cm. uzunluğunda ve 108 cm. derinliğinde bir masa iyi ölçülere sahiptir. Hong Kong'da mobilyaların çoğu şanslı ölçülere göre yapılır.
Ofisinizdeki öbür mobilyaları da kontrol edin. Şanslı sayılara uyduklarından emin olun. Rafların ya da kitap kutularının shar yaratmamasına özen gösterin. Size dönük keskin bir kenarı ya da sivri bir köşesi olan her şeyin yerini değiştirin.
Evinizin feng shui'si işyerinizinkinden çok daha önemlidir. Ama her ikisini de iyileştirirseniz, işleriniz çok daha kolaylaşır.
İŞİNİZİ KOLAYLAŞTIRMAK İÇİN BOLLUK ÖNERİLERİ
Çinli işadamları kurnazlığın, akıl ve batıl inançların ilginç bir karışımıdır. Potansiyel başarılarını artırmak için pek çok şey yaparlar ve genel anlamda bakarsak, işlerinde de son derece başarılıdırlar.
Rakipleri karşısında avantaj kazanmak için feng shui kullanırlar. Kendilerine yardımcı olduğu gün gibi ortada olan başka çarelere de başvururlar. Bunlar Batı'da batıl inanç muamelesi görebilir. Ancak ilginç olan bizlerin de artık Doğu'da binlerce yıldır kullanılan yöntemlere başvurmaya başlamamızdır.
Doğu'da kırmızı iple bir zincire bağlanmış, duvarlara asılı paralara sık sık rastlanır. Bu iyi şans ve bolluk çeken bir uğurdur. Paraların sürekli göz önünde olması çalışan kişi için görsel bir uyarıdır. Pek çok işadamı uğur getirsin diye yanlarında eski bir para taşırlar. Bazıları parayı giysilerine dikerler, böylece yanlarında her zaman eski bir para bulunur. En sevilen paralar Tang ve Sung Hanedanlığı'na (İ.S. 618-905 ve 960-1279) aittir. Bu paraların taklitleri dükkânlarda satılır.
Çin işyerlerinin duvarlarını güzel kaligrafi örnekleri süsler.
Genellikle çalışanları motive edecek ve işyerine para çekecek deyişlerdir bunlar.
Çin bolluk tanrılarının resimleri ve heykelleri de işyerlerinde stratejik mekânlara yerleştirilmiştir. Pek çok bolluk tanrısı vardır ama en sık Tsai Shen Yeh'e rastlanır. Gülümseyen Buda da sıkça bulunur, sahipleri şans getirmesi için hergün heykelin karnına dokunurlar.
Bu şeyler feng shui ile zaman zaman ilintili olsa da hiçbiri feng shui'nin parçası değildir; ancak hem işadamlarının motivasyonunu sürekli kılarlar hem de gözlerini yalnızca kâra değil, bolluk ve zenginliğe de dikmelerini sağlarlar.
Feng Shui Nedir? « Genel
Feng shui, 'Rüzgâr ve Su' demektir. Temel anlamı çevreyle uyum içinde yaşamaktır. Eski Çin inanışına göre dünyada denge ve düzen vardır ve bazı etkinliklerle bireyler iyi şansı kendilerine çekebilirler. Doğanın rüzgârları ve sularıyla uyum içinde yaşarsak, bolluk ve iyi şans sahibi oluruz. Çevreyle uyum içinde yaşamak Batı'da henüz yeni bir kavram sayılabilir ama Doğu'da binlerce yıldır uygulanagelmektedir.
Feng shui'nin kökenleri eski çağlara dayanır, beş bin yıl önce Hsialı Wu (İ.Ö. 2953,2838) bir kaplumbağa bulmuş ve kabuğunda kusursuz 'sihirli kare'nin varlığını keşfetmiştir. Bu keşiften I Ching, Çin astrolojisi, numeroloji, dokuz yıldız Ki ve feng shui doğmuştur. (Hsialı Wu'nun öyküsünde, Richard Webster'in Talisman Magic adlı yapılında kaplumbağa kabuğu ve değişik kehanet sistemlerinden söz edilir (Llewellyn Pub., 1995).)
1933 - 1936 yılları arasında Walter Schofield, Hong Kong'da yüzden fazla tarihöncesine ait ören yeri keşfetmiştir. Lantau Adası üzerindeki Tung Wan'da, Bronz Çağı'na ait bir mezarlıkta, başları güneye yöneltilmiş altı ölü bulmuştur. Güney feng shui açısından her zaman önemli bir yön olduğundan, bu keşif feng shui'nin tarih öncesi dönemlerde de uygulandığının kanıtı olabilir.
Üç bin yıl önce hükümet binalarının ve sarayların feng shui kuramlarına göre inşa edildiğine ait kanıtlar da vardır. Canton kenti bu dönemlerde feng shui kuramları esas alınarak inşa edilmiştir. Bugün hâlâ Chu Chiang Irmağı'nın deltasına kurulu, denizden doksan mil uzakta, yumuşak eğimli tepelerle çevrili, etkileyici bir kenttir.
Pekin'in kuzeyinde kenti soğuktan koruyan tepeler vardır. Havanın açık olduğu günlerde Yasak Kent'ten Batı Tepeleri izlenebilir. Feng shui'nin başka bir gereği de suyun evin arkasından ziyade ön tarafında olmasıdır. Yasak Kent'in önünden akan Altın Irmak bu prensibin uygulandığını kanıtlar.
Marco Polo, imparatorun, sarayının kuzey duvarına bir mil civarında çevresi olan geniş ve yüksek bir tümsek inşa ettirdiğini kaydetmiştir. Bu tümsek Siyah Kaplumbağa anlamına gelir ve sarayın feng shui'sini iyileştirir.
Feng shui'nin temel kuramları Han Hanedanlığı zamanında yazılmıştır (İ.Ö. 25), ama ilk kuramlarının Song Hanedanlığı'na (l.Ö. 960) kadar dayandığı gözlemlenir.
Sistemde küçük değişiklikler yapılmışsa da feng shui'nin temel düşünce yapısı Tang Hanedanlığı zamanında, Yang Yun Sang'ın İmparator Hi Tsang için (l.Ö. 888) yazdığı bir dizi kitaptan beri hiç değişmemiştir. Yang Yun Sang bu kitaplarında ağırlıklı olarak ejderhalardan söz eder. Bugün bile Çin'de ejderhalar en saygıdeğer göksel yaratıklardır.
"Çin simgeciliğinde ejderhalar en önemli göksel hayvanlardır. Bahar ve yeniden doğumla da tanımlanırlar. Bizim bakış açımızdan önemli olan feng shui'nin en önemli elementlerinden biri olan suyla ilişkileridir. Su aynı zamanda parayla ilintilidir. Bir ejderha nesnesi, süsü örneğin sahibini çok çalışmaya, başarılı ve varlıklı olmaya teşvik eder."
Feng shui simgeselliğinde yeşil ejderhalar ve beyaz kaplanlar tepelerin ve dağların altlarında yatarlar. Y. S. Sang'ın yazdığı feng shui kuramları bugün Form Ekolü adıyla anılır ve feng shui'nin en önemli kategorilerinden birisidir. Form ekolü genel olarak arazinin biçimlendirilmesi ve kenar çizgileriyle ilintilidir.
Bir yüz yıl sonra, Wang Chi ve Sung Hanedanlığı'ndan başka bilim adamları (İ.Ö. 969 - 1126), feng shui hakkındaki tüm eski metinleri okuyarak bu metinler üzerine kapsamlı yorumlar yazdılar. Bugünkü feng shui işte bu bilim adamlarının araştırma ve yorumlarına temellenir.
Bu bilim adamları insanların bireysel enerjisinin arazinin göksel enerjisiyle uyum içinde olması gerektiğini düşünmeye başladılar. Sonuç olarak Çin astrolojisinin görüşlerini kullanan farklı bir feng shui okulu oluşmaya başladı. Pa-kua simgesi, Lo Shu sihirli karesi, Luo-pan pusulası gibi araçlar, bireyler için en elverişli mekân ve yönleri belirlemede kullanılmaya başlandı. Bu sisteme de Pusula Ekolü adı verilir.
Feng shui her zaman yaşamın en önemli alanlarından biri olarak kabul edildi. Eski bir Çin deyişi başarılı bir yaşamın beş ana kuramını şöyle açıklar: "Önce kader, sonra şans gelir. Üçüncü olarak feng shui'yi insan sevgisi ve eğitim izler."
Kaderimizi belirleyen burcumuzdur, yaşamımızın ana çizgilerini çizer. Güçlü ve zayıf yönlerimizi ortaya koyar. Güçlü yönlerimizi yararlı kılmalı ve zayıf yönlerimizi de güçlendirmeye çalışmalıyız elbette.
Şans, tanımlaması zor bir sözcüktür. Çinliler öbür dört kavramın üzerinde çalışarak şansımızı açabileceğimize inanırlar. Şans bir zihin durumudur aslında. Geleceğe korkuyla değil de, katılımcı olarak, ümitle bakarsak, başımıza iyi şeylerin gelmesini umarsak, olaylar genellikle istediğimiz biçimde gelişir.
Üçüncü kuram feng shui'dir. Bunu kullanarak dünyayla ve içindeki her şeyle uyum içinde yaşayabiliriz. Bu biçimde yaşamak şans da dahil, yaşamımızı her anlamda iyiye götürür.
Dördüncü kuram insan sevgisidir. Hem eski Çin felsefesi hem de dini metinler hiçbir ödül beklemeksizin vermemizi öğütler. İnsanın kendi 'ben'ini hesaba katmadan vermesi kendi özel tatminini getirir ve yaşam kalitemizi iyileştirir.
Son olarak eğitim gelir. Hepimiz elimizden geldiğince ileri gitmeliyiz. Eğitim yaşam boyu süren bir çalışmadır; mümkün olduğu kadar dünyada olup bitenlerle bağımızı koparmamalıyız.
Bazı metinler beşinci kuram olarak eğitim değil de çaba sözcüğünü kullanır. Elbette bir şeylerin olması için çaba harcamamız gerekir. Yaşamda herhangi bir başarı kazanmak için aslolan, sıkı çalışmadır.